Ana içeriğe atla

Annelik Serüveni

Hamilesiniz.. Ne güzel bir duygu, şimdiden duygularınız yeşermeye başladı mercimek tanenize. Bu serüven o kadar güzel ve zevkli geçiyor ki.. Bu serüvene gelişiniz belki benimki kadar zor olmamıştır, belki benimkinden zor olmuştur.

Sizlere hem bilimsel verilerden yararlanarak hafta hafta hamilelik serüvenini anlatırken kendi hamileliğim süresinde geçen anılarımı paylaşarak size yardımcı olamaya çalışacağım. İnternette hafta hafta gebelik anlatan çok sayfa var belki ben sadece duygularımı katarak ve tecrübelerimi paylaşarak hem kendi anılarımı canlandırmak hem de oğluma bir anı bırakmak istiyorum. Bilimsel verileri internette güvenilir kaynakları birleştirerek yazdım içine biraz kendi duygularımı katarak anlatmaya çalıştım. Hadi Buyrun Başlayalım. Hepsini aynı anda okumaya başlamayın Çünkü o haftanın hislerini önceden yaşamanız mümkün olmayacağı için tekrar okuma ihtiyacı duyacaksınız. 

6 sene önceye dönerek anlatmak ne kadar değişik hatıralarımın kaybolduğuna gerçekten bazen inanamıyorum. Yazmayı bu yüzden çok seviyorum. Beyninin sana unutturduğu herşeyi okuyunca tekrar anımsıyorsun. Bende keşke bunları yaşarken yazsaydım.. Belki o zaman duygularım daha yoğun olurdu.

Gerçi şimdide kıymetini bildiğim zamanlarda oğlumun bir mercimek tanesi kadar olduğundan daha çok seviyorum. Sanırım duygularım daha yoğun olacak şimdi anlatırken. Çınar geçen sene bizim evlilik fotoğrafımıza bakarak “anne ben neredeydim bu fotoğraf çekildiğinde” sorusunun cevabını hala tam olarak çözemese de, biz sen o zaman fasulyeydin diye cevap verdiğimizde, kıskanarak “ben neden yoktum. Bensiz siz ne yapıyordunuz şeklindeki” sorusuna pek onun istediği cevabı veremiyorduk sanırım..

6 aylık tedaviden sonra biraz ara verelim dediğimiz zamanda yaptırdığım kan testinde Beta hcg :330 çıkmıştı ve biz inanamıyorduk.  Hala çift çizgili eczaneden alıpta inanmayıp test sonucunu kalbimiz küt küt atarak beklediğimiz bir andı. Kan değerlerine göre 1-2 haftalık hamileydim. Sonunda olmuştu. Eşimle evlendikten sonraki 2 yıl için aslında istediğimiz şey sonunda olmuştu. Ve tek hissettiğim şey ne hissettiğimi bilemememdi… Sonraki 40 haftalık süreçte aynı duyguları yaşadığınız kesin. İçgüdüsel olarak annelik doğduktan sonra eline aldığında sanki 40 yıllık anne olmuşsun hissini veren ne olduğunu bilmediğin bir yavruya sanki gözünün önünden gitse, bir şey mi oldu acaba telaşını yaşadığımız bir duygu.. Bilmem ne kadar doğru tarif edebildim ama anne olanlar beni anlamıştır, anne olacaklarda benim tarifimden yola çıkmasınlar .. Her annenin ne kadar farklı duygular yaşadığını bilmek zor değil….

Evet hamile olduğumuzu öğrendik. Şimdi şaşkınız ve sevinçliyiz. Ama kalp atışını duyana kadar söylemek yok. Sürprizi bozulmasın. 5. haftada kese göründü. 6 haftada müthiş hızla atan kalp döllenmeden doğuma kadar ortalama 54 milyon defa, tüm yaşam boyunca da kaba bir hesapla 3.2 milyar defa yorulmadan atacak. Buna ortak olacaksınız.. Bundan güzel ne var acaba hayatta…

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kaldır ellerini diyorsa hayat arkanı dönsen neye yarar, sırtından vurulmak bence teslim olmaktan daha acı

Bazen sadece teslim olmayı öğrenmek gerekir. Hayata teslim olmayı. Sen bağırsan da duymayan hayata bırakmak lazım kendini. Ne çıkar ki bundan.. Kaldır ellerini diyorsa hayat sana silahı doğrultana arkanı dönsen neye yarar. Sırtından vurulmak bence teslim olmaktan daha acı. Zaten konuşarak ikna edemezken kimseyi hayat mı sana inanacak. Bence bağıra bağıra değil susarak delirtmek lazım ikna edemediklerimizi… Dedim ya bazen teslim etmek lazım ruhu bedenin acısını hissetmeden… “Bırakmıyorlar İyi olamıyorum” diyor Dostoyevski doğru söylüyor bence. Dostlar biriktirebiliyorsun sadece bu hayatta en kıymetli. Bende kendime iyi dostlar edindim, sadece insanlardan değil kitaplardan da. Bazen insanların seni anlaması kitapların anlamasından zor oluyor. Ha tam işte bunu anlatmak istiyorum dediğim satırları seviyorum. Hafızamın sildiği anıları hatırlamaktan hoşlanıyorum. Dönüp dönüp kitaplığıma bakıyorum, ne çok satır biriktirmişim geçmişten kalan… Bazen herşeyi unutup sıkı sıkıya sarılma...

Avakadoyu Denediniz mi?

Avakadoyu denediniz mi hiç? Doğal bir o kadar da içeriği yoğun bir meyvedir. Avakadoyu süper yiyecek olarak adlandırılmasının sebebi içerisinde yaklaşık 20 vitamin ve mineral barındırıyor olmasıdır. Tropik iklime sahip bölgelerde özellikle Akdeniz iklimine sahip don olayı olmayan yörelerde yetiştirilen botanik bir meyve olup içinde tek bir tohumu bulunmaktadır. Akdeniz bölgesinde yetiştirilmeye başlanan avakado sadece yetişkinler için değil bebekler içinde tüketimi yaygın meyveler arsında yeralmaktadır. A,B,C,E ve K vitaminlerinin yanısıra potasyum, bakır, demir, magnezyum ve fosfor gibi sağlığımız için çok faydalı vitamin ve mineraller bolca bulunmaktadır.  Yapılan araştırmalarda Avakadonun kansere engel olduğu sonucuna varılmış, kemoterapinin yan etkilerini azatlığı görülmüştür.

Freud'un Kız Kardeşi

Etkileyici bir şekilde başlıyordu kitap. Adolfina Freud’un rüyası beni çok etkiledi.. Kitaptan alıntıyla başlamak istiyorum. “Çok yalnızım” dedi “ yanımda başkaları olsaydı bile yine yalnız olabilirdim” ama o bile yok. “Bak etrafta hiç kimse yok” “herkes burada” dedim Kafasını iki yana salladı “Hayır hiç kimse yok.” “Herkes burada” dedim “sadece onları araman gerek.” “Arıyorum” dedi ama “hiç kimse yok.”   “Ayrıca burası bomboş bak sadece ışık var ama başka hiç bir şey yok. Işık, yalnız ve etrafı boş olduğunda kaçması imkansız en korkunç hapishane gibidir, Çünkü kaçacak hiçbir yer yok. Her taraf ölü ışı ve içinde kimse yok.” “Herkes burada” dedim. “Ama sen kendine çok fazla baktığından diğerlerini göremiyorsun.” “Hayır dedi” Sigmund “Hiç kimse yok. “Belki de bu ölümdür. Sonsuz bir varoluş, bilinçli bir yalnızlık tamamen yalnız olmak. Ölümden sonra basitçe kaybolup yok olmam daha iyi olurdu. Bazen ölümden sonra öyle olduğuna inanıyordum. En korkunç cehennemin hayali bile...